27 Ocak 2011 Perşembe

Bu Makine Izdırap


Bir ara merak salmıştım resim çekmeye.
Ne bulsam basıyordum deklanşöre.
Akşam oluyor kararan havanın insanların üzerinde bıraktığı etkileri,gece kulüplerine gidip vakitlerini zai etmekten hoşlanan yüzleri çekiyordum.
Namaza yetişmek isteyen adamın telaşıyla aynıydı eğlenmek onlar için..
Yetişemezler ise kaybederlerdi sanki..
İlâhi kameradan habersizlerdi..


Bir mahzunlukla oradan çıkıyor, karanlık sokaklarda flaşın aydınlatmaya yetmediği yüzlere dokunuyordum.
Daha aç karnına gezmemiş, açlık nedir bilmeyen, hayatı rüyalarındaki gibi sanan, bilye oynamak kadar kolay sanan çocukların neşeli kahkahalarına rastlıyordum.

İlerledikçe artıyordu hüzün..
Ellerimin yokluğunu hissediyordum soğukta ve o soğukta gazete toplayan çocukları görüyordum.
Sadece resim çekiyordum ben ve mecalim kalmamıştı makineiı taşımaya,O çocukları görene dek. Dokunmalıydım evet bu kadar bencil olmamalıydım.
Resmedilmeyi hakediyorlardı. Aslında her şeyi hakediyorlardı.
Durdum, utandım.
Bir mahcuplukla dokundum makineme. Evet "ölümsüzleştirmiştim o şahane lahzayı" demeyi çok isterdim.
Pek şahane değildi. Mutlu değildiler bendeki gibi bir yorgunluk değildi onlarınki..
Onların da gülmeye hakkı vardı ama yok'tu.
"Eğlenmek bizim ne haddimize.."dediklerini duyar gibi oldum.
Yeni papuçlarıma bakıp kafalarını çevirdiler,onlardan biri değildim ve bu daha ayaklarımdan anlaşılıyordu.
Topladığı eşyaları satıp ekmek parası kazanacaklardı. Tek dertleri doymaktı..
Benim hiç öyle bir derdim olmamıştı,belki o soğukta bir barakaları bile yoktu...
Düşündüm ve vazgeçtim bu sevdadan ama ben vazgeçtim diye onlar bırakmadılar açlıklarını gidermeyi..
Ben gözlerimi kapattım diye onlar da kör olmadılar..
Bencildim, üşümüş ellerimi ısıtmaktı tek derdim.
Unuttum ve uzaklaştım oradan...
Her akşam bu ıstırabı yaşamaktan yorulmuştum sıcacık evimde..
Konforlu hayatıma onları düşünüp haksızlık edemezdim.
Bir kenara bıraktım bir daha da dokunmadım ona bu makine bir ıstıraptı.
Ve ben vurdumduymazlığımla mutluydum.
Ellerim üşümüyor,üşüyen eller nasıl acır düşünmüyordum.

Hilâl Palak (Lâl)

Hiç yorum yok: